REDDEDİLENLER SALONU
Sanatçının en önemli erken dönem çalışmalarından biri Kırda Öğle Yemeği idi. 1863 yılında Paris Salonu‘nun yıllık sergisi tarafından reddedilen Manet, bir sonraki sene resmi Reddedilenler Salonu‘nda sergiledi.
Yeni anlatı (ifade) arayışları ve resme (daha doğrusu, ressama)yeni bir işlev kazandırma çabaları meyvesini verdi.1860′larda Edouard Manet’nin sergilenen bir resmi Paris sanat çevrelerinde küçük kıyametin kopmasına yol açtı. Tabloda giyinik bir erkekle tamamen çıplak bir kadının yan yana oturmasının zıtlığı ilgi çekti.Çıplak kadın iki erkekle birlikte ağaçlık bir yerde söyleşirken betimlenmişti.’Ahlaksızlığın doruğu’ olarak nitelendi tablo. Üstelik,çıplak kadın izleyicinin gözünün içine bakıyordu.
Tablodaki iki erkekten biri Manet’in kardeşi Eugene Manet,öteki sonralar kayın biraderi olacak Hollandalı yonut sanatçısı Ferdinand Leenhoff; çıplak kadın ise ressamın 12 yıl boyunca modelliğini yapmış olan ( ve gene aynı ressamın bir başka olay yaratmış olan resmi Olympia’daki ) Victorine Meurand’ti.Yani,yabancı yoktu; aile etrafı modellik etmişti.Figürlerinin Raphael’den kırsal çevrenin Giorgione’den esinlenildiği bu resimde Manet,ressamların akademik öğretilerden ve edebi konulardan kurtularak resim yapabileceklerini kanıtlamak amacındaydı.Üstelik ,siyaha ağırlık veren bir boyama tekniği de geliştirmişti.Hiç kimse sanatçının ne yapmak istediğini değerlendirmedi.
Edourd Manet, bu resmi,16.yüzyılda yapılmış, biri Raphael’in bugün yitik olan Paris’in yargısı adlı ilk güzellik yarışmasını konu edinmiş, öteki Venedik Rönesansının önde gelen ustalarından Giorgio(ne) da Castelfranco’nun ’Pastoral Dinleti’ adlı iki tablodan esinlenerek yaptığını açıklıyor ve yalnızca, konuyu yeni bir yorumla işlemek ve bunu atmosferin saydamlığında gerçekleştirmek istediğini söylüyordu.
Suçlamalara ve eleştirilere karşın Manet, iki yıl sonra Olympia’yı sergileyecek ve çırılçıplak uzanmış ve gene izleyicilerin gözüne bakan kadın betimlemesini gören gerek izleyiciler, gerekse eleştirmenler bu kez Manet’in fahişeliğin reklamını yaptığını /fahişeliğe arka çıktığını söyleyeceklerdi. O dönemde hayat kadınlarına ‘Olympia’ deniliyordu.
Oysa, geçmiş ustaların resimlerini inceleyen Manet,onların işlemiş oldukları konuları yeniden yorumlamayı seviyordu ve Olympia’da gene,geçmişte yapılmış iki tablodan esinlenilmişti. Resmin tartışılmasının sebeplerinden biri de çıplak modelin tam olarak çıplak olmamasıydı. Saçlarındaki orkide, boynundaki kurdele, bilezik ve terlikler onun çıplaklığını ve seksapelini daha çok vurgulamakta ve zenginlerle düşüp kalkan rahat bir yaşama sahip hayat kadını imajını güçlendirmekteydi. Orkide, tepede toplanmış saçlar, siyah kedi ve bir buket çiçek de o dönemlerde cinselliğin simgeleriydi. Arkada duran tamamen giyinik hizmetçinin kıyafetleri ve bir fahişeye hizmet ediyor olması ortamdaki cinsel gerilimi arttıran bir faktördü.
Olympia sergilendikten sonra pek çok tepkiyle karşılaştı. Karikatürlerde, resimlerde, eskizlerde sık sık Manet’nin çıplaklığına göndermeler yapıldı. Resim tartışmalara ve suçlamalara yol açtı.
Ne var ki ,Kırda Öğle Yemeği ve Olmpia’nın yol açtığı olumsuz tepkilerin çok daha yoğun yaşanmasına ,gene,Paris’te her yıl açılan ‘resmi’ sergiye kabul edilmeyip ‘REDDEDİLENLER SALONU’nda sergilenen ve içlerinde manet imzalı resim bulunan genç sanatçıların yapıtları oldu. Manet’in resmi ise,genç sanatçıların resim anlayışına adını veren resim oldu.Reddedilenler sergisinde yer alan resimler,o güne değin alışılmış Avrupa resmi geleneklerine ve kalıplarına aykırı düşüyordu. Gazetelerde yayımlanan haberler inanılır gibi değildi. Bir sanat yazarı gazeteci,resmi aşağılamak amacıyla, Manet ve arkadaşlarını da kapsamak üzere , bu tür resim yapanları Manet’in resmine koyduğu addan çıkışla,Impressionists diye anınca,akımın adı konulmuş oldu.Amacı ‘garip ‘resimler yapmakta direnen genç ressamlarla alay etmekti.( daha sonraki sergilerde ’alay’ sürdü gitti.)
Édouard Manet. On dokuzuncu yüzyılda modern hayatı konu alan resimler yapmaya başlamış ilk ressamlardandı. Gerçekçilik akımından izlenimciliğe geçişte çok önemli bir rol oynadı. İlk dönem başyapıtlarından Kırda Öğle Yemeği ve Olympia, kendisinden genç ressamlara esin kaynağı oldu ve o ressamlar izlenimciliğin en önemli isimleri oldular. Günümüzde, bu iki resim, modern sanatın başlangıcı kabul edildi.
20. yüzyıl sanatçılarına esin kaynağı oldu ve eseri üzerinde çalışmalar sürdü gitti.20.yüzyıl sanatçılarından Picasso’yu en çok Manet ve onun Kırda Öğle Yemeği tablosu etkiledi. Ressam, Kırda Öğle Yemeği‘nin yirmi yedi farklı tablo versiyonunu ve 140 eskizini çizdi, üç karton maketini yaptı.
Picasso, eserle ilk kez 1932 yılından ilgilenmeye başladı. Ressamın yazdığı bir mektubunda arkadaşına tabloyu anlattığı bilinmektedir. Ressam, bu ilk çalışmalarında Manet’nin kompozisyonunu bozmadı. 1959 yılında dokuz çizim daha yapan sanatçı, 1960′ta ilk tablosunu boyadı ve resmin düzenlemesini değiştirmeye başladı.] O sene içerisindeki diğer çalışmalarında kişilerin yerlerini değiştirdi, renklerle oynadı, çıplağı izleyicilerin gözünün içine bakmayan bir balonmuş gibi çizdi. 1961′deki çeşitlemelerinde erkekleri Noel Baba kılığında betimledi, tüm karakterleri çıplak resmetti, karakterleri yaşlandırdı ya da saçlarını kazıdı ve modellerin bir kısmının olmadığı versiyonlar üretti. 1962 yılında ise eserle ilgili seramik tabaklar boyayıp gravürlerini yaptı. Gene aynı sene tablonun kartondan tiyatro sahnesi modellerini tasarladı.
Picasso’nun Kırda Öğle Yemeği‘nin birçok kere çizmesinin sebebi, sanat hakkındaki fikirlerini, isteklerini, kıskançlığını yani kimliğini usta bir ressamın çalışmasını içselleştirerek ifade etme arzusuydu. Manet’nin tablosunda gizem, neresi olduğu anlaşılmayan bir mekan, yataylık, modernlik ve duygusal bir haz varken; Picasso’nun çalışmalarında tetikte olma, merhametsiz bakışlar, sertlik ve zamansızlık vardı. Picasso, Manet’yi doğrudan taklit etmedi, çeşitlilik yaratmaya çalıştı. Picasso’nun Kırda Öğle Yemeği çalışmalarına bakıldığında Manet’yi gıptayla tanımaya çalıştığı fark edilir.
5 Nisan 1970′te bitirdiği son gravürle Picasso, Kırda Öğle Yemeği çalışmalarına son verdi. Picasso’nun eser üzerinde bu kadar çok çalışmasının sebebinin Manet’nin bu tablosuyla kendisinden önce gelen ustaları yok saymadan geleneği kırabilen ilk sanatçı kabul edilmesi olduğu düşünülür…


Öncelikle ilk yazıya bu kadar güzel başladığın için hakiki bir tebrik gitmeli sana. Zira konuya hakimiyet, fikirlerin bu kadar güzelce aktarılması ve etkili cümleler ayrı/aykırı, hoş bir hava katmış yazıya. Zira böyle olacak ki Google’da üst sıralara yerleşmiş bile yazı.
Şimdi daha rahat anlaşılıyor neden bu isim seçilmiş, bu çatı altında yazılmak istenmiş… Picasso’yu bile etkileyen bir isim. İsmi seçen de her yönüyle etrafını etkilemiyor mu zaten?
Daha nice güzel yazılara.
Asıl ben teşekkür ederim heartsmagic…Özgüvenimi sayende yeniden kazandım.
Evet,REDDEDİLEN SALONU her zaman bana çekici gelmiştir.O dönemde olsa idim,REDDEDİLENLER SALONU’NDA eserlerimin olmasını isterdim.Bildiğin üzere klişe şeylerden hoşlanmıyorum.TEKRAR TEŞEKKÜR EDİYORUM.Dileklerin için sağol…:)
Merhaba Elif,
Blogunu büyük keyifle okuyorum. Yazıların harika, Reddedilenler Salonu çok iyi. Fakat daha sık yazsan da biz de daha çok keyif alsak ne güzel olurdu.
Xrumer,tşk ediyorum öncelikle… İşten arta kalan zamnlarda uğrak adresimi ben bile ziyaret edemiyorum.Bakalım zaman bulacakmıyım?:D